Hac Nedir?
Kelime manası olarak hac, her dinde kutsal kabul edilen bir yerin ziyareti demektir. İslam’ın 5 şartından biri olan hac, her yıl zilhicce ayında, toplu olarak Mekke'deki Kabe'yi ziyaret şeklinde yerine getirilir. Hicretin dokuzuncu yılında farz olan hac, hem mal hem de beden ile yapılan bir ibadettir. Belirli şartları taşıyan Müslümanların ömründe bir defa hacca gitmesi farzdır. Allah’ın her emrinde olduğu gibi haccın farz kılınmasında da bir çok hikmetler ve faydalar vardır.
"Hac" görevini yerine getirmiş kimselere "hacı" denmektedir. Hac mevsiminde dünyanın çeşitli ülkelerindeki Müslümanlar memleketlerinden kalkıp Arabistan'a gelir, birlik, karşılıklı anlayış ve kardeşlik havasıyla kuşatılmış olarak Mekke'deki Kabe'yi ziyaret ederler. "Hac" kavramının amacı da budur zaten.
Hac günü, Kurban Bayramı'na rastlayan Zilhicce ayının onuncu günüdür. Hacca gidip hacı olmak isteyenler, Kurban Bayramı'ndan 3 gün önce Mekke'de bulunurlar. Bütün elbiseler çıkarılmış,vücudun her tarafını örten iki parça beyaz kumaşa (ihram) bürünülmüştür. Bayramdan 2 gün önce Arafat Dağı'na çıkılır. Öğle vakti bir hutbe dinlenir. Aynı günün akşamüstü, Müzdelife denilen yere gidilir. Sabaha kadar orada kalınır. Sabah Mekke'ye gelinir ve Kabe'nin çevresinde yedi kez dönülür. Sonra Safa ile Merve Tepeleri arasında yedi kez koşar adım yürünülür. Kurban kesilip traş olunur ve ihramdan çıkılır.
Osmanlı İmparatorluğu zamanında hacca büyük önem verilir, bu iş "emiru'l-hac" tarafından düzenlenip yönetilirdi. Aynı zamanda padişah olan "halife" tarafından Kabe'ye her yıl yeni örtü gönderilmesi geleneği vardı. Bunun için yapılan tören de "sürre alayı" diye isimlendirilirdi. 7 yılda bir kez Cuma'ya rastlayan hac gününe "haccu'l-ekber", yani "en büyük hac" denir ve bu yıllarda hacı olacak kişilerin, hacı adaylarının sayısı daha da artar. |
|